Peşin paraya veya peşin mala karşılık
veresiye bir mal almaktan ibarettir. Selem, kıyasa aykırı olarak meşru
olmuştur. Çünkü bu, bir mal olmadan önce onu satmaktır.
Bunun meşruluğu şu ayete göredir: "Ey iman edenler (yaptığınız
alış-veriş sonunda) muayyen bir vade ile birbirinize borçlandığınız
zaman onu yazın (senet yapın)" (Bakara suresi ayet 282).
Malın vasıfları ve miktarı biliniyor ise selem satışı caizdir, bilinmiyor ise caiz değildir.
Selem akdi ile satışın sahih olması için şu şartlar aranır: Malın
cinsini belli etmek (Buğday, hurma gibi). Malın nevini belli etmek (ova
mahsulü veya kır mahsulü gibi).
Vasıflarını belirtmek (eski veya yeni, taze gibi)
Malın vadesini, yani teslim edileceği zamanı tayin etmek,
Malın miktarını belli etmek (ölçüsünü veya kilosunu belirtmek),
Eğer nakledilmesi gereken yük ve zorluğu var ise malın teslim edileceği yeri bildirmek,
Sayı, ölçü ve tartı ile satılan malların karşılığında verilen para miktarını belirtmek,
Selem satışı yapılan yerden ayrılmadan parayı peşinen almak.
Mevsimi geçmiş ve piyasadan çekilmiş mallarda (meyveler vs.) ve
(aralarında büyük farklılıklar olacağından) mücevheratta selem akdi
yapmak sahih değildir.
Hayvanlarda, etlerinde baş ve ayaklarında ve derilerinde (hayvandan
hayvana bunlar farklılıklar göstereceğinden) selem yolu ile alış-veriş
yapılmaz. Tuzlu balıkların, tartarak selem ile satışları caizdir.
Miktarı bilinmeyen muayyen bir ölçü kabı ile selem akdinde bulunmak
sahih olmadığı gibi, muayyen bir köyün yemeğinde de selem yolu ile
alış-veriş olmaz.
Elbisenin uzunluğu, genişliği, yaması belirtilince bunlarda selem akdi yapmak caiz olur.
Teslim edilmeden önce selem ile satılan eşyada tasarruf caiz olmadığı
gibi bu malın bedelinde de tesliminden önce tasarruf caiz değildir.
Bir sanatkara siparişde bulunmak caizdir. Müşteri sipariş ettiği malı
görünce alıp almamakta serbesttir. Müşteri görmeden önce sanatkârın o
malı satmaya hakkı vardır.
Eğer malın teslimi için bir müddet tayin edilmişse artık selem meydana gelir.